| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Yazar Girişi | Haber Yazı Ekle | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
.:: ANA MENU ::.
_____________________ Haber Yazy Ekle _____________________ Canlı MSN Destek _____________________ Ardahan Tarihi _____________________ Dinler Tarihi _____________________ Felsefe Tarihi _____________________ Önemli-Faydalı Linkler _____________________ Sivil Toplum Örgütleri _____________________ www.kuzeyanadolugazetesi.com _____________________ Yemeklerimiz _____________________ Ziyaretçi Defteri _____________________ SON DAKİKA _____________________ Dünya Harikalary
Ziyaretçi İstatistikleri
|
Yazy Boyutu /
Kürt Sorununda Çözüme Giden Yol Türkiye’de insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir yapı kurmanın, farklı kimlik ve inançların eşit haklı ve özgürce oluşacak kardeşçe birliğine bağlı olduğu tartışılmaz bir gerçek. Cumhuriyet de böyle bir felsefe ile kurulmuştur; ancak daha ilk yıllarında kuruluş felsefesinden uzaklaşmıştır. Kürtleri inkâr ederek ve tek etnisiteli referansın sadece Türklük üzerinden oluşturulduğu antidemokratik bir karaktere bürünmüştür. Bu da Kürt sorununun başlangıcıdır. Cumhuriyetin yeniden demokratikleşmesinin yolu kuruluş felsefesine uygun kültürel çoğulculuğu temel alan bir anlayışla yeniden yapılanmasından geçmektedir. Ülkemizin temel sorunlarının çözülmesi ve tüm farklılıkları kapsayan özgürlükçü demokrasinin geliştirilmesi ülkemizin de toplumumuzun da temel ihtiyacıdır. Bu ihtiyaçların karşılanmasını sağlamak için farklılıkları inkâr ederek türdeş bir toplum yaratma iddiası ile hareket eden anlayış artık bütün yönleriyle terk edilmelidir. Bu temelde Kürt sorununun ülkenin bütünlüğü ve halkların demokratik birliğine dayalı çözümü için yeni bir yurttaşlık ve ulus tanımı yapılmalıdır. Ulus tanımı soy temelli olmaktan çıkarılarak coğrafi temelde ülke esasına göre yeni bir tanımlamaya kavuşturulmalıdır. Böylelikle, üst kimlik olabilmesi, tüm etnik ve kültürel farklılıkları ortak paydada buluşturabilmesi için “Türkiyelilik” tanımlamasına gidilmelidir. Coğrafi temellere dayalı böyle bir tanımlama farklı kimlik ve kültürleri içermesi bakımdan çözüm için önemli bir seçenektir. Ayrıca, farklılıkları tanımayan, bireyi etnik aidiyetinden kopararak herkesi egemen etnik yapıya ait gören eski yurttaşlık tanımı aşılmalıdır. Ülkemizin çok kültürlü yapısına uygun devleti değil, bireyi temel alan yeni bir yurttaşlık tanımı yapılmalıdır. Bunun için bireyi etnik aidiyetinden koparmayacak, onun toplumsal varlığını temel hak ve özgürlüklere göre tanımlayacak olan “EŞİT HAKLI ANAYASAL YURTTAŞLIK” tanımı da çözüme giden önemli bir yoldur. Bireyin içinde doğup büyüdüğü kültürün dili onun ana dilidir. Birey gelişiminin en önemli kıstası anadilinde aldığı eğitimdir. Bu nedenle anadilde eğitimi, öğrenimi ve yayını sınırlandıran anayasadaki kısıtlayıcı hükümler kaldırılarak anadilde eğitim, öğrenim ve yayın serbestîsi tanınmalıdır. Devletin resmi dilinin Türkçe olmasının yanında Kürtçe ve diğer isteklilerin dillerinin eğitim ve öğretim kurumlarında okutulması sağlanmalıdır. Bütün bunlar için yeni bir anayasa yapılmalıdır. Bunlarla birlikte acilen ayrım yapılmadan sorunun taraflarının toplumsal ve siyasal yaşama katılmalarının önünün açılması gerekirken hâlâ adım atılmamıştır. 1 Haziran 2009’a kadar sürecek olan tek taraflı ateşkes ilanının kalıcılaşmasının yolu, İran, Irak, Suriye, Kürt federe bölge yönetimi ve ABD’li yetkililerle yapılan toplantılarda silahlı güçlere yönelik askeri operasyon planlamaları değildir. Silahların kalıcı bir şekilde susması için diyalog önündeki engeller kaldırılmalı ve bunun zemini yaratılmalıdır. Silahlı güçler, çeşitli dönemlerde “uygun bir ortam yaratılması halinde silahlarını bırakabileceklerini ve sivil toplumsal yaşama katılmak istediklerini” dile getirmişlerdir. Son olarak Hasan Cemal’in Murat Karayılan’la yaptığı söyleşide de bu dilek tekrar edilmiştir. Bu çözüm önerisinin dikkate alınmamasının mantığını anlamak gerçekten oldukça güç. Mardin’in Bilge köyünde yaşananlar yukarıda dile getirdiğimiz çözüm önerilerinin haklılığını kanıtlar niteliktedir. Bu önerilere son yaşananlardan yola çıkarak eklenmesi gereken bazı noktalar daha bulunmaktadır. Şöyle ki, kurulduğu günden itibaren derin sorunların kaynağı olan ve son olarak Mardin’e bağlı Bilge köyünde gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koyan “köy koruculuğu” uygulamasına acilen son verilmeli ve bu insanlara yeni iş alanları yaratılmalıdır. Bölgenin çöken ekonomik yapısının inşası için acilen bir kalkınma planı hazırlanmalı ve hayata geçirilmeli ve bir dönemin kirliliğinin ifadesi olarak açığa çıkan toplu mezarlar, asit kuyuları v.b olayların sorumlularının deşifre edilmesi ve karanlık geçmişin aydınlatılması bu bağlamda önem taşımaktadır. Ayrıca 25 yıllık çatışma döneminde yaşanan çok yönlü hukuk dışı uygulamaların araştırılması için bir komisyon kurulmalıdır. Bütün bu öneriler gerçekleştirildiği takdirde Türkiye’ye ekonomik, sosyal ve siyasi bakımdan büyük kazançlar elde edecek ve daha da önemlisi toplumsal barışını sağlam temeller üzerine inşa edecektir. Tuncer BAKIRHAN bakirhant@hotmail.com
Bu habere toplam 3 yorum yazylmy?tyr. Gönderen : cengizavsar75@hotmail.com | İP : 78.180.105.217
Yorum Başlığı :merhaba başkanım [ 27 Temmuz 2009, 14:14 ] Evet başkanım o kadar güzel yazmışsınki hiç eklenencek birşey bırakmamışsın((EŞİT HAKLI ANAYASAL YURTTAŞLIK)) fazla birşey değildir insani bir haktır. Eğer buda çok görülürse yazıklar olsun bu ülkeye
sevgiler saygılar. Gönderen : déro | İP : 88.234.151.137
Yorum Başlığı :kürtlerin üstündeki baskının kalkması dileklerimle [ 16 Temmuz 2009, 19:07 ] Öncelikle kürt sorunu konusuna değinen sayın bakırhan'a teşekkür ederim. Uzun yıllara dayalı kürt lük bir sorun haline gelmiştir. Ve öyleki hemen hemen tüm kürtlere pkk lıymış muamelesi yapılıyor. Böyle bir muameleyi yapmak en kolayısıdır. Kimse zekasını, aklını kürtlerin neden dışlandığı konusuna yormuyor. Bırakın yormayı direk yargısız infaza gidiliyor. Bu kürt sorununda çözüme giden yol her neredeyse belli ki, hava şartları nedeniyle kapalı yada kapatılmış... En kısa zamanda bu yolun açılmasını temmeni ederim. Saygılarımla...
Gönderen : mahmut | İP : 84.104.4.2
Yorum Başlığı :acil cozum icin [ 10 Temmuz 2009, 21:40 ] evet,kurt sorunu coculmeden ve anayasal yurttaslik guvence altina alinmadan turkiyenin daimi bir istikrara kavusmasi cok zor.sayin bakirhanin da dedigi gibi biran once sorunun tartisilabilecegi bir platformun olusturulmasi lazim..
|
GALERİ |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Copyright © 2004-2009 hocvanhaber.net Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||