| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Yazar Girişi | Haber Yazı Ekle | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
.:: ANA MENU ::.
_____________________ Haber Yazy Ekle _____________________ Canlı MSN Destek _____________________ Ardahan Tarihi _____________________ Dinler Tarihi _____________________ Felsefe Tarihi _____________________ Önemli-Faydalı Linkler _____________________ Sivil Toplum Örgütleri _____________________ www.kuzeyanadolugazetesi.com _____________________ Yemeklerimiz _____________________ Ziyaretçi Defteri _____________________ SON DAKİKA _____________________ Dünya Harikalary
Ziyaretçi İstatistikleri
|
Yazy Boyutu /
ELLERİNDE KELEPÇE !
Türkiye’nin gündemindeki değişikliklerini takip etmek maalesef mümkün değil.Sürekli gündemden çıkıyor. Üst üste yapılan operasyonların şekline bakalım;sabahın saat 04.00’ün de,bu insanların adresleri belli…9’u aktif görevde ve de Belediye Başkanı,toplamın 17si Belediye Başkanı. Hitlerin,Yahudilere yaptığı aklıma geldi…... Tek sıra halinde ve kelepçeli fotoğrafları bazı kurumlarca çekilip,servis edilmiş.Demokratik açılım ne idi? Irkçılığın dişleri meydanda; arasında yaralanan,tecavüze uğrayan,varoşlarda yok edilen Kürtler,yine sokakta? Nedendir ki: Kürtler hep zayıf taraf , ama koluna bir türlü giren yok.Demokratik açılımın karşısında olanların çanağına yine aş ekledi..Dağa gitme yolları böylece kesilmedi… 1993’de Milletvekilleri’nin Meclis’ten alınma şekilleri,yine aynı film:Bu filmi tekrar izlemek istemiyoruz.Devletin artık ezber bozma zamanı geldi ve geçiyor.Kürt sorununu , demokratik açılımı böyle bir çıkmaza sokmanın bir anlamı yoktur.Kelepçelerle,esir pazarında müşterisini(efendisini) bekleyen köle gibi fotoğraflamak,son derece talihsiz ve Kürtlerin onurunu zedeleyen görüntülerdir. Bu operasyonlar normale dönen kentlerin yaşamını allak bullak etmiş ve etmeye devam etmektedir.Yangın söndürülür.Körüklemenin anlamı yoktur.Sürekli Kürtleri demokrasi arenasına çekmek yerine,sokağa çekmenin alemi de yoktur.Bu seçilmişler içeri alınarak ne yapılmak isteniyor.Sanki bazı güçler karşılıklı restleşiyor,sertleşiyor. Göz altına alınan belediye başkanlarının 2.5 milyon oy oranları var,yani Büyükşehirlere endekslendiği zaman on milyon dolayında siyasi ve toplumsal destekleri vardır.Buda bir gerçektir.. Açılımla,Kürtleri ve Türkleri umutlandıran,beklentiye sokan hükümet, döşemeye çalıştığı demokrasi taşları yerine başka bir zeminde yürümeye başladı. AK Parti de 75 Kürt Milletvekili var deniliyor.Bunların siyasi cesaretleri yok mu?Bölgede ne olup bittiğini bilmiyorlar mı?Bölgenin nabzından habersizler mi?Görülen odurki; Ak Parti kendisine halen yol gösteren bazı akademisyenlerin etkisiyle militarist cepheye mi teslim oluyor.Özgürlük ve barış istemeyen zevat halen direnmekte,iktidarda zaman zaman onlara su taşımakta Doğduğundan beri hırpalanan,aşağılanan yok sayılan insanların hırçınlığını anlayamazsak(sosyolojik olarak) barış yolunda bir adım atmanız mümkün değildir.Öncelikle devlet kendi savunma refleksini kelepçe,esir muamelesi yaparak yürütemez.Ezilenin hırçınlığı karşısında milli bir tahammülsüzlük yangını körükler.Barışı sevmek lazım.Sever gözükmek beraberinde kaosu getirir.Bu devletin geleneğinde barış olmadığı için çatlak oluştu. Türk halkının hassasiyetinin bekçiliğini yapan Kürt halkının hassasiyeti konusunda bir damla bile, hassas olmadıkları ayan beyan ortada.Bir zamanlar katilleri de hassas diye değerlendirenler, taş atan küçük Kürt çocuklarına da ,hukuka baş vurup inanılmaz cezalar kestiler.Tüm dünya da örnekleri mevcuttur.Savaş! ürünlerini yaratır.Bu çocuklarda savaşın ürünüdür.Belediye Başkanı evinden alınırken ‘’ağlaşan o küçük’’bedenlerin ileride ne travmalarla büyüyeceklerinin hesabını yapan yoktur.Milyonlara varan nüfusları köylerinden sürüp büyük şehirlerin sokaklarına aç,biilaç döken siz değil misiniz?Vatan Millet diyen yiğitler ne bekliyorsunuz.Bu çocuklardan: sesi yetersiz olan çocuklara kim ses verecek?Sözü kısıtlanmış olana söz olmak gerekmez mi?Kimsesizlerin kimsesi olmak gerekmez mi?Kırk yılda 25 parti kapatıldı.Demek ki ‘’Kürt meselesini hiç anlamadıkları’’anlamına geliyor.Oysa Uluslar arası Hukukta parti kapama son çaredir.Koskoca bir yılı geride bıraktık:Kanlı olaylar,genç bedenleri toprağa düşürdü.Aşağılanan bir toplum ve binlerce fotoğraf kareleri büyük acıları anlatıyor.Bu operasyon ile kadın erkek elleri kelepçeli ve manşetlerin başında… Bu kareler demokratik açılımın sonunu getirmiyormu ,umarım öyle olmaz.Bu seçilmiş insanlara köle muamelesi yaparsanız ve de toplama kampı gibi; …Fotoğrafta manzara Şu :esir ve tutsak alınmışlar.Bu 2009’u kazasız atlatmamız lazım.Bu bir Bubi tuzağı,tuzağa düşmemek gerekir yada tuzağa gelmemek gerekir..Bilerek yara kanatıyor.Öfke ve isyan teşvik ediliyor.Ruhlarda dolaşan duygusal fırtınayı hızlandırıyor. Yüreğim,2010 ‘a özgürce merhaba demek istiyor.Oysa baskılarla yüreğim yeşeriyor,umudum çoğalıyor ve özgürlük duygularım tazeleniyor. 2010’da özgür bireylerin yaşadığı bir Türkiye’de yaşamak dileğimle… YÜKSEL AVŞAR
|
GALERİ |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Copyright © 2004-2009 hocvanhaber.net Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz. Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||