Duyuru ve Mesajlar : Bize Ulaşın ●|● H. Hasköylüler seçime gidiyor .. ●|● SATILIK DAİRELER. Tıklayın. ●|● ERENCAN PVC VE DOĞRAMADA HOÇVANLILARA ÖZEL KAMPANYA 10 AY VADE.. ●|● 
Hoçvan Haber Linux Hosting
Anasayfa | Yazar Girişi | Haber Yazı Ekle | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

.:: ANA MENU ::.

Dünya Harikalary

Ziyaretçi İstatistikleri

Yazy Boyutu / 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

   

Yazar Hakkında

 

 


Mahmut Alınak

alinakmahmut@hotmail.com

 

         MUCİZELER YARATABİLİRİZ

         Milletvekili dokunulmazlıklarımızın kaldırılıp Meclis’te gözaltına alındığımız 2 mart 1994 günü kürsüde yaptığım konuşmada: ‘Bugün bize yapılanlar bir defa daha gösterdi ki, Türkiye’de demokrasi, anayasa, kanunlar ve parlamento bizim için birer tuzaktır.demiştim.  Sonraki bildik gelişmeler de zaten bu düşüncemi doğrulamıştı. Sözde anayasa güvencesinde kurulan DTP’nin kapatılması ve BDP operasyonu da kanunların tuzak olarak kullanıldığının çarpıcı örnekleridir. Siz, kanuni haklarınızı kullandığınızı düşünürken, farkında olmadan kendinizi deşifre etmiş olursunuz. Sonra da günü geldiğinde, Devlet: “Suç işledin.”diyerek yakanıza yapışır. Kendi başbakanını bile türlü eziyetlerden sonra asan bir devletten zaten başka bir şey beklenemez.

Bunlar bilinen ve yaşanan gerçeklerdir. Tarihi bilenler bu sinsi plan karşısında hayret etmez ve hayal kırıklığına uğramazlar. Peki, biz tarihten ders çıkarabiliyor muyuz? Buna “evet” demek bence çok zor. Biz bugüne kadar hükümetlerle hep diyalog kurmaya çalıştık. Siyasetimiz ise kaçınılmaz olarak bu amaca göre şekil aldı. Hep alttan aldık. Başbakanla görüşmek için iki yıl bekledik. Görüştük. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ ı Diyarbakır’da sarı yeşil kırmızı çiçeklerle karşıladık. Peki ne oldu? DTP kapatıldı, yöneticilerinin neredeyse yarısı cezaevine kapatıldı, Ahmet Türk’le Aysel Tuğluk’ un milletvekillikleri düşürüldü, BDP’ye karşı operasyon yapıldı, pek çok yöneticisi ve belediye başkanları cezaevine atıldı. Bunlar bizim kaybettiklerimiz; ya kazanç hanemize ne ekledik? Kazanç hanemize eklediğimiz tek bir şey var mı?

Tarihten ders çıkarsaydık bunlar olmazdı. Seyit Rıza devletle anlaşmak üzere gittiği Erzincan’da yakalanıp idam edildi. Simko yıllarca savaştığı İran devleti tarafından 1929’de Uşnuviye valisi olarak atandıktan birkaç gün sonra öldürüldü. Abdurrahman Kasımlo gücünün zirvesindeyken Viyana’da İran devleti ile pazarlık masasında öldürüldü. Bunlar gibi daha pek olay var tarihte.

Tarih bu şaşmaz tanıklığı ile bir pusula gibi bize yönümüzü gösterdiği halde biz hala Parlamento’nun diyalog yollarını açacağını hayal etmekteyiz.

Bugün çok önemli bir kavşaktayız. Bu kavşakta hızlı düşünüp hızlı karar vermek durumundayız. DTP ve BDP’ye karşı girişilen bu operasyonları klasik tepkilerle mi karşılayacağız, yoksa bir fırsata dönüştürüp demokrasi yolunda dev adımlar mı atacağız? Kendi içimizde böyle bir tartışma sürdürmüyorsak işimiz çok zor demektir.

Ama önce mesele, yıllardır sürdürdüğümüz politik tarzımızı değiştirip değiştirmeyeceğimiz meselesidir. Politik tarzımız temel değişimlere uğramadıkça, kimse kusura bakmasın ama, olduğumuz durakta daha çok bekleyeceğiz. Oturup döneme denk düşen yeni bir politik tarz üzerinde uzun uzun konuşmalıyız. Siyasal sonuçlar elde etmek için neler yapabiliriz? Bunu tartışmalıyız. Kimse tembelliğini ve siyasal darlığını başkasının arkasına saklanarak ( buna kullanmak da diyebilirsiniz ) kapatmaya kalkışmasın ve bir yerlere sığınarak kendisini yaşatmasın. Aslında böyleleri güç vermekten ziyade ayak bağıdırlar, yüktürler. Zaman ve enerji kaybettirirler.  Siyaset, dengeleri kendi lehine değiştirme ustalığıdır. Akıl, sakınmasızlık ve öngörü isteyen bir iştir. Dikkat ederseniz meşgale demiyorum, iş diyorum. Devrimci siyasetçi yakınmaz, iş üretir; en ümitsiz zamanlarda bile ümidin sesidir ve mağlubiyetten zaferler yaratan kişidir.

         Doğada, sağlıkta ve insan ilişkilerinde bile sonuç vermeyen yöntemler terk edilir. Gözünüze kullandığınız bir damla rahatsızlığınızı gidermiyorsa o damlayı değiştirirsiniz. Siyasette de böyledir, mücadele yöntemleriniz sonuç vermiyorsa yöntemlerinizi zaman kaybetmeden gözden geçirmek zorundasınız. Yoksa kendi kendinizi tekrarlamaya ve kan kaybetmeye başlarsınız.

Ben bilmiyorsam Allah aşkına siz söyleyin; bizim devleti sıkıştıracak kaç projemiz var? Devleti hangi konuda kıskaca alabildik? Yaşanmakta olan devrimci duruma ve arkamızdaki büyük halk desteğine rağmen devlete hangi demokratik adımı attırabildik?

Dediğim gibi politik tarzımız değişmeden sürerse, bu haliyle medyada haber olmaktan başka bir şey olmayız. O zaman da etkileyen, değişime zorlayan, değiştiren ve baskıları gerileten bir güç çıkmaz ortaya. DTP’li yöneticiler hala cezaevinde iseler ve BTP’liler de kelepçelenerek onların yanına gönderilmişlerse, bunda bizim caydırıcı nitel bir güç olmayışımızın çok etkisi vardır. Siyasetin anayasası güçtür. Gücünüz yoksa her türlü haksızlığa açık hale gelirsiniz.  

Ama…tarzımızı demokratik radikalizm yönünde değiştirirsek şimdi hayal bile edilmeyen değişim ve dönüşümlere imza atabiliriz. Şu sözümü ister bir eleştiri, ister bir sitem olarak kabul edin: Değişim isteyen bu diri potansiyel başka bir ülkede olsaydı çoktan devrim olurdu. Ama bizde olmuyor. Peki neden? İşte soracağımız ve cevabını mutlaka bulmamız gereken soru budur.

Doktorun işi yakınmak değil, hastayı sağlığına kavuşturmaktır. Siyasetçi de çare ve çözüm üretendir. Uğranılan mağduriyetleri diline dolayan siyasetçi bir süre sonra bıkkınlık verir.

Zaman düğümü çözme zamanıdır. İç ve dış dengeler hiç olmadığı kadar elverişlidir. Tek damla kan akmadan mucizeler yaratabiliriz.

 

 

Okunma  Yazar :
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 195
Tarih  Tarih : 12 Ocak 2010, 11:11
Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları
Selmi Yılmaz Selmi Yılmaz
KADINCA BAKIŞ
Casim Yılmaz Casim Yılmaz
SAVUNMA HAKKI
Yılmaz Yalçıner Yılmaz Yalçıner
Ardahan Öyküleri
Nezaket Selvi Nezaket Selvi
Ardahan'ı Yaşatalım ..
Saddam Doğu Yılmaz Saddam Doğu Yılmaz
Öfke gelir Göz Kararır/Öfke gider Yüz kızarır
Fakir Yılmaz Fakir Yılmaz
En Son Yorumlarım
Derya AVŞAR Derya AVŞAR
KÜRT OLMANIN BEDELİ
Konuk Yazar Konuk Yazar
TÜRKİYE LİDERLİK LİMANINA İLERLİYOR
Kerem Atbaş Kerem Atbaş
SABIRLI GÜÇLÜ VE ADİL OLMAK

Copyright © 2004-2009 hocvanhaber.net Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

İçerik Geliştirme : osdmedya.com Hüseyin Kalanç  hkalanc@gmail.com

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi